|
TÜRKİYE'DE
RÜZGAR ENERJİSİ
Ülkemizde alternatif enerji kaynaklarının da enerji sunumu içine alınması
ile ilgili hedefler belirlenmekte ve konu, kalkınma planları özel ihtisas
komisyonu raporlarında yer almaktadır. Belirlenen hedeflerin ve planlamaların
ülke gerçeklerine uygun bir şekilde yapılması, ülkemiz kaynaklarının
verimli bir şeklide değerlendirilmesini
sağlar. Var olan tüm potansiyelleri değerlendirme, hem kaymak çeşitliliği
açısından hem de kaynak savurganlığını önlemek açısından önemli bir
pay taşır. Aslında enerji üretiminde
var olan tüm kaynaklardan yararlanmamak, fosil kökenli kaynakların tüketimini
hızlandıracağından, başka bir değişle, kaynak savurganlığına neden
olacaktır. Türkiye”nin enerji üretiminde kullandığı kaynakların sınırlı
olduğu bilinmektedir. Önümüzdeki yıllarda bu sınırlı kaynakların artan
enerji istemine karşılık veremeyeceği ve yeni kaynakların enerji sunumuna
sokulması gerektiği de kabul edilmektedir.
Rüzgar enerjisi uygulamalarının diğer enerji kaynakları uygulamalarına
göre birçok üstünlüklerinin bulunması, son yıllarda EIE idare sininin ve
bir çok özel sektör kuruluşunun yapmış olduğu ölçüm çalışmaları
ile ortaya çıkan yararlanma potansiyeli, rüzgar enerjisi konusunda teknolojik
gelişmeler ve Türkiye de rüzgar
enerjisinden yararlanmaya yönelik olarak başta Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların yoğun çabaları
dinamik bir ortamın oluşmasını sağlamıştır. Bunun sonucunda, bir çok özel
sektör kuruluşu çeşitli rüzgar potansiyelini belirleme ve olabilirlik çalışmaları
yaparak rüzgar santralı kurup işletmek için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına
başvurmuşlardır. Ülkemizde Demir Holding A.Ş. tarafından uygulaması olan
3 adet her biri 580kW lık türbün ile uygulamaları gerçekleştirecek olan
santral deki birim ünite gücü 600kW tır.
|
 |
|
Türkiye de ilk Rüzgar Santrali
(Demir Holding 1998) |
Rüzgar enerjisinden yararlanmak için önce yörenin veya bölgenin rüzgar
enerjisi potansiyelinin ve rüzgar özelliklerinin belirlenmesi gerekmektedir.
Bu konuda meteorolojik temelin oluşturulması, bu temel üzerinde kurulacak diğer
amaçlardan daha önemlidir. Türkiye”de bu temeli oluşturmak için yeterli
bir çalışma yapıldığı henüz söylenemez. Bugüne kadar çeşitli kuruluşların
yaptığı çalışmalar ya doğrudan amaca yönelik olmamış, ya da çok kısıtlı
olarak ancak bu amaca katkı koymak düzeyinde kalmıştır. Bu güne kadar yapılan
çalışmaların koordine edilmesi ve daha geniş alanlarda yapılacak çalışmaların
hızlandırılması, Türkiye de rüzgar enerjisinden yararlanmayı etkili ve hızlı
hale getirebilecektir.
Ülkemizde rüzgar enerjisi kaynağına yönelik bu güne kadar çeşitli
yaklaşımlarda bulunulmuştur. Ancak, elektrik enerjisine yönelik şebeke bağlantısı
RES uygulamaları için net bir yaklaşımda bulunulmamıştır. Konu ile ilgili
olarak, EİE idaresi ve Özel sektör kuruluşlarınca doğrudan uygulamanın
yapılacağı site veya arazi üzerinde
yapılan rüzgar enerjisi potansiyeline yönelik çalışmalar çok önemli veri
olarak var sayılmaktadır. EİE idaresince yapılan çalışmalar “Türkiye Rüzgar
Enerjisi Doğal Potansiyeli”, “Rüzgar Enerjisi Gözlem İstasyonu
Projesi” ve başlatılmamış bulunan “Türkiye Rüzgar Atlası Projesi”.
Olarak adlandırılmaktadır. Bunun yanı sıra EİE idaresi ve AREB-TŞ tarafından
“Türkiye”nin Batı Bölgesinde
10-20MW gücünde Rüzgar Santrali Fizibilite Çalışması” adı altında Gökçe
ada da yürütülmekte olan proje vardır. Ancak bu proje doğrudan Türkiye nin
kaynak potansiyelinin belirlenmesine yönelik değildir.
EİE idaresi tarafından 1990 yılında başlatılan ve bugün sürdürülmekte
olan çalışma ile birlikte özel sektör tarafından yaptırılan RES e yönelik
potansiyel belirleme çalışmaları, RES uygulamaları için Türkiye de çok
önemli yerlerin olduğunu veya olabileceğini gösterme açısından çok önemlidir.
DMİ (Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü) uzun yıllar kayıtlarına
göre ortalama rüzgar hızının 2.3m/s olduğu bir yerde, doğrudan amaca yönelik
ölçümlerde ortalama yıllık rüzgar hızı 8.5m/s saptanabilmektedir. Aslında
bu sonuç, genel olarak DMİ istasyonlarının bulundukları konumdan kaynaklandığı
gibi rüzgarın doğal yapısından da kaynaklanmaktadır. Yani, rüzgar hem
meteorolojik hem de topografik yapıya bağlı olarak kısa aralıklarda ve küçük
alanlarda son derece büyük değişkenlik
gösterebilen bir değişkendir. Bu değişim yatay olarlak ilginç sonuçlar
verdiği gibi, dikey görünüm olarak da sürtünme tabakası içerisinde her
zaman artmayarak ilginç sonuçlar verebilmektedir.
Rüzgar enerjisi ile ilgili potansiyel belirleme çalışmalarında DMİ
kayıtlarlının önemli ilk başvuru kaynaklar olduğu kabul edilmektedir. Bu
kayıtlara göre belirlenmiş bölgeler, rüzgar enerjisine yönelik çalışmaların
daha ayrıntılı yapılmasına gerek duyulmaktadır. Rüzgarın, özellikle
topografik yapıya dayalı kısa uzaklıklarda büyük değişkenlik gösterebilme
özelliği, DMİ kayıtlarının rüzgar santrali kurulacak yerleri belirlemede
bire bir kullanılmasını önlemektedir. Ülkemizde DMİ kayıtlarına göre rüzgar
santrali kurma çalışmalarında düşünülebilecek, yıllık ortalama rüzgar
hızı 3m/s üzerinde olan yerler çizelge olarak aşağıda verilmiştir.
(ancak, günümüzde şebeke bağlantılı RES uygulamaların yaklaşık 10m de
6m/s de ekonomik olarak yapılabildiği unutulmamalıdır.)
Çizelge: 3m/s ve üstü Uzun yıllar
ortalama rüzgar hızına sahip bölgelerimiz (1974 meteoroloji bülteni : aslında
bu bültendeki uzun yıllar ölçüm
sonuçlarına sahip olunan meteorolojik kayıtlar, istasyonların zamanla şehir
içerisinde kalmasından dolayı daha sağlıklı elde edilmiş kayıtlardır ve
daha değerlidir.
|
|
V (m/s)
|
|
V (m/s)
|
|
V (m/s)
|
|
Antakya
|
4.2
|
Florya
|
3,5
|
Silifke
|
3.1
|
|
Antalya
|
3.1
|
Gökçeada
|
4,4
|
Sinop
|
4.7
|
|
Ayvalık
|
3.2
|
Göztepe
|
3,0
|
Siverek
|
4.0
|
|
Balıkesir
|
3.1
|
İnebolu
|
3,7
|
Sivrihisar
|
3.0
|
|
Bandırma
|
5.2
|
İpsala
|
3.8
|
Şile
|
3.1
|
|
Bergama
|
3.2
|
İzmir
|
3.5
|
Tefenni
|
3.3
|
|
Ankara
|
3.2
|
K.maraş
|
3.4
|
Tekirdağ
|
3.1
|
|
Bilecik
|
3.4
|
Karapınar
|
3.6
|
Uzunköprü
|
4.1
|
|
Bozcaada
|
7.0
|
Kırklareli
|
3.0
|
Yenişehir
|
3.0
|
|
Cihanbeyli
|
3.7
|
Kumköy
|
4.9
|
yozgat
|
3.0
|
|
Çanakkale
|
4.9
|
Menemen
|
4.1
|
|
|
|
Çeşme
|
3.8
|
Muğla
|
3.4
|
|
|
|
Çorlu
|
3.9
|
Nevşehir
|
3.2
|
|
|
|
Dikili
|
3.0
|
Niğde
|
3.4
|
|
|
|
Doğubeyazıt
|
3.1
|
Kireçburnu
|
4.7
|
|
|
|
Kdz. Ereğli
|
3.8
|
seydişehir
|
3.3
|
|
|
DMİ genel müdürlüğü kayıtlarının genel amaçlı
olduğu, kayıtların alındığı anemografların çok eski model olduğu ve bu
kayıtların rüzgar enerjisi çalışmalarında doğrudan kullanılmasının,
kayıtların alındığı istasyon konumu özelliklerinden dolayı olanaklı
olmadığı bilinmektedir. Ancak, bu başvuru kayıtlarının rüzgar enerjisi
ile ilgili doğrudan ölçümlerle tarihsel rüzgar ölçümü kayıtlarının
elde edilmesi açısından birlikte kullanılması, büyük önem taşımaktadır.
EİE İdaresi Genel Müdürlüğü, DMİ kayıtlarına dayalı “Türkiye
Rüzgar Enerjisi Doğal Potansiyeli” adı altında bir çalışma yapmıştır.
Bu çalışma sonuçları bölge ve il bazında verilerek rüzgar potansiyeline
yaklaşımda bulunmaya çalışmıştır
Çizelge:
Bölgelere göre ortalama rüzgar gücü yoğunlukları
|
Bölge adı
|
Ort.
Rüzgar Gücü Yoğunluğu
(W/m2)
|
|
Akdeniz Bölgesi
|
21.36
|
|
İç anadolu Bölgesi
|
20.14
|
|
Ege Bölgesi
|
23.47
|
|
Karadeniz Bölgesi
|
21.31
|
|
Doğu Anadolu Bölgesi
|
13.19
|
|
Güneydoğu Anadolu Bölgesi
|
29.33
|
|
Marmara Bölgesi
|
51.91
|
Çizelgede görüleceği gibi, ülkemizin en büyük rüzgar
potansiyeline sahip bölgesi Marmara bölgesi dir. EİE idaresinin tümüyle DMİ
kayıtlarına göre 10m de yaptığı bu çalışmalardan elde edilen güç yoğunluğu
değerlerinin, günümüz ekonomik RES uygulamaları için gerekli olan en az
300-400W/m2 değerlerinden çok küçük olduğu görülmektedir.
Yine bu çalışma kapsamında rüzgar gücü yoğunluğunun DMİ kayıtlarına
göre belirlendiği yörelerimiz çizelge olarak aşağıda verilmektedir.
Çizelge:
Türkiye genelinde rüzgar potansiyeli açısından zengin bazı bölgeler.
|
İstasyon adı
Rüzgar Gücü Yoğunluğu (M/m2) |
|
Bandırma
152.6 |
|
Antakya
108.9 |
|
Kumköy
82.9 |
|
Mardin
81.4 |
|
Sinop
77.9 |
|
Gökçeada
74.5 |
|
Çorlu
72.3 |
|
Çanakkale
71.2 |
Yukarıda çizelge sonuçlarına göre, ülkemizde bu amaç doğrultusunda
uygulama yapmak olanaklı görünmemektedir. Ancak, EİE idaresinin yaptığı
çalışmalarda çizelge değerlerinin 3-4 katına varan rüzgar hızı değerlerinde,
dolayısıyla çok daha yüksek güç yoğunluğu değerlerine sahip yerlerin
olduğu bilinmektedir. Çizelge sonuçlarının DMİ kayıtlarına göre elde
edildiği unutulmamalıdır.
EİE idaresi bu çalışmaların yanı sıra hem ülkemizin rüzgar
enerjisi potansiyelinin belirlenmesine katkıda bulunmak, hem de rüzgar
enerjisi santrali kurmaya aday olabilecek yerleri belirlemek için “ Rüzgar
Enerjisi Gözlem İstasyonu Projesi” adı altında bir başka çalışma
yapmaya daha başlamıştır. Bu çalışma, bugün ülkemizin değişik
yerlerinde sürmektedir. Uzun yıllar değişik yerlerde yapılan çalışmanın
sonuçları, DMİ kayıtlarlından farklı olarak çeşitli yerlerde rüzgar
enerjisinden yararlanılabileceğini göstermektedir. Bu yerlerden elde edilen
uzun dönem ortalama rüzgar hızları m/s çizelge olarak aşağıda verilmiştir.
Çizelge:
EİE Gözlem İstasyonları Ort. Rüzgar Hızı Sonuçları. (m/s)
|
Gökçeada
6.9 |
Akhisar
6.6 |
Didim
4.8 |
|
Kocadağ
8.5 |
Datça
6.0 |
Belen
6.7 |
|
Yalıkavak
6.6 |
Söke
4.3 |
Sinop
4.7 |
|
Bandırma
5.0 |
Karabiga
6.4 |
Nurdağı
7.2 |
|
Şenköy
7.5 |
Karaburun
6.7 |
Göktepe
5.8 |
|
Zengen
3.6 |
|
|
|